07 Ekim 2018 tarihli BirGün Gazetesinde yayınlanmıştır
Hem de dünyanın
en büyük havaalanını, “Beijing Daxing International Airport”… Üstelik Çin’in
kendi teknolojisiyle ve kendi parasıyla. Projesini ADP Ingeniérie ve Zaha Hadid
Architects’in birlikte hazırladığı bir mimari-sanat şaheseri. Terminal binası
bittiğinde, muhtemelen bir ilk olarak, içinde bahçelerin yer aldığı bir “yeşil
terminal” olacak. Yani sadece en büyük değil aynı zamanda bir “marka havaalanı”
yapıyorlar. Kurumsal akıl, bilgi ve vizyon işte böyle bir şey…
İhtiyaca
yönelik maliyeti de şeffaf
Dünya’nın en
büyük havaalanını yapalım diye yola çıktıklarını hiç sanmıyorum. O keskin ÇKP
zekâsı böyle ahmakça işler yapmaz. Altyapı projelerinin “en büyüklük ünvanı”nın
uzun sürmediğini ve büyük bir savurganlık olduğunu tabii ki bilirler. Yapılan
açıklamalar hedefin uzun yıllar ihtiyaca cevap verecek bir havaalanı yapmak
olduğunu gösteriyor. Bugüne kadar
birkaç kez genişletilen Pekin havaalanı artık ihtiyacı karşılamakta zorlanıyor.
Mevcut
havalimanını on yıl önce ve geçen yıl olmak üzere iki kez kullandım. On yıl
önce de kalabalıktı ama geçen yıl gördüğüm kalabalık yolcuları bunaltacak
düzeydeydi. Yani Daxing havalimanını büyük bir havalanına gerçekten ihtiyaç
olduğu için yapıyorlar. Maliyet konusu da gayet şeffaf: İnternet sitesinde yer
alıyor veya istersen sor, “devlet sırrı veya ticari sır” gibi yolsuzluğu
gizleme amaçlı gerekçelere sığınmadan söylesinler. Açıklanan toplam maliyet
13,4 milyar dolar.
Aslında bu
havalimanı hikâyesi on yıldan eskiye dayanıyor. Sonunda, Ocak 2013’te hükümet
projeyi onayladı ve inşaat başladı. Bir uzmanın açıkladığına göre, ortada
“hükümetin projeyi geç onaylamasından kaynaklanan gecikme” diye bir şey yokmuş.
Havaalanı yapılacak olan bölge en az beş altı yıl çesitli parametreler
açısından gözlenir-değerlendirilirmiş. Uygun olup olmadığına öyle karar
verilirmiş. Bizim gecikme sandığımız şey işte bu gözlem-değerlendirme
süreciymiş.
Proje, Haziran
2019’a kadar tamamlanacak ve üç aylık test süresi sonunda Eylül 2019’da
faaliyete geçecek. Havaalanı ile şehir ve mevcut havaalanı arasındaki hızlı
tren ve metro yapımı da aynı sürede bitirilecek (Yolcuları otobüsle yollarda
telef etmeyi veya taksicilerin insafına terk etmeyi henüz öğrenemediler).
Altı
üstü havaalanı açılışı
Açılışı Xi
Jinping’in yapacağını ve ahmak aldatmak için ortalığı haybeden hamasete
boğacağını hiç sanmam. Belki açıldığından haberi bile olmaz. Havaalanı açılışı
yapmaktansa “Yoksullukla mücadele programı” kapsamındaki projelerin uygulandığı
köyleri gezmeyi tercih edeceğine eminim. “Altı üstü bir havaalanı, ne var bunda
büyütülecek” diyecektir. Endüstri, bilim-teknoloji, tarım alanında övünecek o
kadar çok başarıları var ki, havaalanı “övünülecekler” arasında yer alamaz.
Ekonomik kalkınma deyince aklına yol, köprü, tünel, havaalanı gelen birisi
burada alay konusu olur. Bunların az gelişmiş ülkelerin zorunlu alt yapı
yatırımlarından ibaret olduğunu bir ekonomiste kulak misafiri olan herkes
bilir.
“Havalimanının
adı neden Daxing ve ne anlama geliyor?” diye bir soru akla gelebilir. Daxing,
projenin inşa edildiği bölgenin adı. Çin’de tesislere bulundukları bölgeyle
ilgili bir ad vermek gelenektir. Dünyanın hayran olduğu o devasa baraja bile üç
nehrin birleşmesiyle oluşmasından ilham alarak “Üç Boğaz Barajı” adı
verilmişti.
‘Kötülüğün
sahipleriyle anılsın’
Son sözüm İstanbul’daki
3. havaalanı için isim arayanlara: Bu proje ülkenin ihtiyacı olmadığı halde,
sırf ülke kaynaklarını yağmalamak, yandaş semirtmek ve rant yaratmak için icat
edilmiş bir gereksiz iş. Yağma, talan ve yolsuzluğun yani ülkeye yapılan büyük
bir kötülüğün adı. Doğaya, verdiği zarar da cabası. İşletmeye açıldığında
korkarım rekor zarar yazacak. Sayısı bilinmeyen işçi ölümleri ve neredeyse
firavunun köleleri ile aynı koşullarda çalıştırılan işçilerin “Yeter artık!”
feveranına reva görülen zorbalığı da kimse unutmayacak… Tüm bu nedenlerle, bu
havaalanı uygar dünyada kötü bir şöhretle anılacak.
Velhasıl, bırakın o
havaalanı kötülüğün sahiplerinin adıyla anılsın, bunu fazlasıyla hak ettiler.
II. Abdülhamid (ve tabii ki Vahidüddin) dedelerinin izinden giden nev-zuhur
Osmanlı’nın adlarının ülkenin her köşesinden silinmesinin uzun zaman alacağını
sanmıyorum. O zaman yeni bir isim bakarız…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder