10 Mart 2013 tarihinde BirGün Gazetesinde "Çakma Çin" başlığıyla yayınlanmıştır
Rivayet edilir ki, Hong Kong’un (HK) tekrar Çin’in bir parçası olduğunu görmek Deng Usta’nın en büyük hayaliymiş;
fakat ömrü vefa etmedi. Bu uğurdaki çabasına ithafen basılan pulların yanı sıra
HK’a bir anıtı da dikilmiş-henüz
görmedim. Finans Kapitalin dünya’daki birkaç üssünden birine Mao’nun heykelini dikmek gibi bir “izansızlık” o keskin ÇKP zekâsına yakışmazdı zaten.İngiliz kolonisi HK
Ülkenin “keşhane”ye döndüğünü gören Çin İmparatoru 1729 yılında afyonu yasaklar; fakat İngilizler yüzyıl daha Çin’e afyon sokmaya devam ederler. Çin 1838 yılında büyük miktarda İngiliz afyonuna el koyup imha eder. Bu nedenle, iki ülke arasında “Birinci Afyon Savaşı” çıkar ve Çin yenilir. 1842’de yapılan anlaşmayla, HK’u Britanya’ya verir. O zamanlar insanların zihnini uyuşturmak için Emperyalizmin elindeki en kârlı araç galiba afyonmuş. Ödenen ağır bedeller sebebiyle olsa gerek, Çin’de en ağır suç halen uyuşturucudur. Suçlu bulunan bu âlemi terk eder.
Ülkenin “keşhane”ye döndüğünü gören Çin İmparatoru 1729 yılında afyonu yasaklar; fakat İngilizler yüzyıl daha Çin’e afyon sokmaya devam ederler. Çin 1838 yılında büyük miktarda İngiliz afyonuna el koyup imha eder. Bu nedenle, iki ülke arasında “Birinci Afyon Savaşı” çıkar ve Çin yenilir. 1842’de yapılan anlaşmayla, HK’u Britanya’ya verir. O zamanlar insanların zihnini uyuşturmak için Emperyalizmin elindeki en kârlı araç galiba afyonmuş. Ödenen ağır bedeller sebebiyle olsa gerek, Çin’de en ağır suç halen uyuşturucudur. Suçlu bulunan bu âlemi terk eder.
Yüz elli yıllık koloni geçmişinde,
“İngiliz sömürgecilik aklı” istilacı
güce hayranlık duyan, onun kültürüne öykünen “pseudo (sahte) İngiliz” nüfus
türetmiş burada. İngilizlerin işgal
ettikleri yerlerde bu hayranlığı, “ceddimiz”in
ise tam tersini nasıl becerdiğini hep merak ederim.
Çin’e
devredilmeden hemen önce, “kaçın
Çinliler geliyor” korkusuyla epeyce HK’lu
İngiltere’ye göç etmiş. “İngiliz muhipliği”nin Kraliçe’nin evinde işe yaramadığını gördüklerinden
ve Çinli olduklarını idrak
ettiklerinden olsa gerek, zamanla çoğu geri dönmüş. Adını Henry olarak
değiştirmesine ve onca şaklabanlığına rağmen son Çin İmparatoru Pu-Yi bile İngiliz
olamadıktan sonra…
Deng Usta’nın
“İkinci Devrim”i meyvelerini verene
ve Çin tüm dünya ile ticari
ilişkiler kurana kadar, Çin’in
dünya’ya açılan kapısı HK olmuş ve bundan
ciddi refah sağlamış. Çin’deki “reform” sürecinin geleceğini önceden
gören Finans Kapital buraya üs
kurmuş. HK yönetimi de işleri
kolaylaştırmış. Devir sonrası sistemde bir değişiklik
olmamış. Korkulanın aksine, iyileştirildiği söyleniyor. Sistemin esnekliği ve
kolaylıklar nedeniyle Çin’de
yerleşik yabancı firmaların merkezleri buradadır. Velhasıl, yabancıların
endişelenmesini gerektirecek bir şey yok. Zaten yöneticisinin HK’lu büyük bir kapitalist olduğu bir “serbest bölge”den dünya sermayesi neden
korksun ki… Binyıllar içinde süzülerek incelmiş “devlet etme aklı” böyle bir şey olsa gerek.
Asya Krizi’nde
ekonomileri bir gecede çökünce, İngiliz kültüründen
sirayet eden ve refahın da büyük katkı yaptığı “HK’lu kibri” fena çizik yemiş. İşgalcinin gözüyle bakıp küçümsedikleri
Çin’e mecbur olduklarını anlamışlar
ve kendi gözleriyle tanıdıkça dil de “onlar
da bizim insanlarımız” şeklinde değişmeye başlamış. İfadeden anlaşılacağı
üzere, İngiliz kültüründen bulaşan tepeden bakış virüsü halen bünyede dolaşıyor. Özellikle iyi İngiliz okullarında okuyan ve onların
kültürüyle yetişenlerin davranışlarındaki “İngiliz
asaleti”ne Kraliçe bile gıpta
edebilir. Oysa, Çin kültüründe
insanlara tepeden bakmak saygısızlık kabul edilir ve çok ayıp bir davranıştır.
Çin
inceden inceye buradaki İngiliz
izlerini silmekle meşgul. Buralarda her şey incelikli, insanların gözüne
sokmadan yapılır. O izleri silerken utanç olarak kabul ettikleri geçmişin de
izlerini silmek istediklerini sanıyorum. İşe eğitim sisteminden başladılar. Şimdi
öğrenciler Çin tarihi okuyor, Mao’ya ve “II. Devrim”in
mimarı Deng Usta’ya şükran duymaları
gerektiğini öğreniyor.
Çin yavaş
yavaş İngiliz izlerini silerken, Kraliçe’nin son “HK Valisi” ise şimdi burada fırıncılık yapıyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder